Önce Müslüman, Sonra Kürt’üz!

Artık kapatma davalarının nasıl sonuçlanacağı değil, iki partinin kapatılmasının ne gibi sonuçlar doğuracağı tartışılıyor. Sanırım herkes mahkemeden çıkacak sonuçtan emin! Eğer iki parti de kapatılırsa...

Türkiye'de her yüz kişiden elli ikisinin oy verdiği partilerin kapısına kilit vurulacak. Türkiye ortalamasından çıkıp, özelde yalnızca Güneydoğu'yu ele aldığımızda ortaya çıkan tablo çok daha vahim! Güneydoğu'daki oyların neredeyse tamamını AKP ve DTP'nin paylaştıklarını anımsayınca, bölge halkının oy verecek parti bulmakta zorlanacağı gerçeği kendiliğinden ortaya çıkıveriyor. İşte bu durum Güneydoğu'da filizlenen bazı yeni siyasi oluşumlara hızla gelişme fırsatı verdi.

Bunların başında Hizbullah geliyor. Silahlı mücadeleyi bırakma kararının ardından Hizbullah, dernek, vakıf gibi sivil toplum örgütlenmeleriyle çalışmalarını sürdürüyordu. Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı'nca hazırlanan son Hizbullah raporu bu durumu apaçık ortaya koyuyor; "Hizbullah, taktik değişikliğine giderek yasal faaliyetlere ağırlık vermiştir. Örgüt son süreçte özellikle Mustazaf-Der ve İnzar dergisi üzerinden faaliyet göstermeye başlamıştır."

Aynı raporda, Hizbullah'ın kurban bayramında binlerce aileye et, giyecek ve yiyecek yardımı yaptığı ve bu yardımları yaptığı dernekler aracılığıyla 'suç işlemeye devam ettiği' yazıldı. Bu raporun hazırlandığı 2006 yılının ikinci yarısından itibaren Hizbullah siyasi propaganda yaparak, legal siyaset için zemin yoklamaya başladı. Ve örgütün aradığı fırsat önlerine Anayasa Mahkemesi tarafından altın tepside sunuldu. AKP ve DTP için açılan kapatma davalarıyla Güneydoğu'da kendisine büyük bir siyaset alanı bulan Hizbullah şimdi gözünü seçimlere çevirmiş durumda. Bölgede bilgisine güvendiğim kaynaklar bana örgütün bazı yerleşim merkezlerinde seçime girecek adaylar konusunda çalışmalar yaptığını aktardı.

Diyarbakır, Batman ve Bingöl Hizbullah'ın kale olarak gördüğü iller. Bu merkezlerden Diyarbakır için bir avukatın adı geçiyor. 2000 yılında Beykoz'da bir villaya düzenlenen baskınla öldürülen Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'nun bilgisayarından bu avukata ait özgeçmiş raporu çıkmıştı. Şimdilerde terör örgütü üyeliği suçlamasıyla güvenlik güçleri tarafından aranan avukatın nasıl aday olabileceğini anlamış değilim ama bunun konuşuluyor olması bile enteresan doğrusu.

Yine Diyarbakır'ın Bağıvar ve Sur beldelerinde de başkan adaylarının belirlendiği rivayet ediliyor. Bu adayların her biri tıpkı DTP'liler gibi seçime bağımsız aday olarak girmeyi planlıyor. Propaganda için halihazırda bir dergisi var Hizbullah'ın. Kısa bir süre önce haftalık bir haber gazetesi çıkarmaya başladılar. Sırada günlük gazete var. AKP'yi Kürt sorununa, DTP'yi ise dini konulara duyarsız ilan edenlere şimdi yeni bir kapı açılmış görünüyor. Ve o kapının girişinde büyük harflerle şöyle yazıyor; 'Önce Müslüman, Sonra Kürt'üz' Hizbullah'ın seçim sloganı bu.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !