Kürt sorunu, PKK terörü ve medyanın terör sorunu

Diyarbakırlı dertli. Öfkeli aynı zamanda... Terör belasından dertli. Öfkesi ise medyada çıkan haberlere... Nasıl olmasın ki? Van Başkale'de yaşanan çatışmayı Şırnak Valilik binasından görüp(!), canlı yayında maç anlatır gibi aktaranların var olduğu medya sirkinde, terbiyecisinin elinden kurtulan kediciklerin pençeleri(Aslan demeye dilim varmıyor) Diyarbakır'ı da yaralıyor elbette! Haber abartıya, bülten şova dönüşünce kaçınılmaz son hep bu olmadı mı zaten!? (Bkz. Reha Muhtar Ateş Hattı) Aslında yeni değil..
 
Evvelden beri hal böyle. Ancak güneydoğu halkının canına tak etmiş olan biten, yazılan çizilen... Bugüne kadar Diyarbakır'da düzenlenen en kapsamlı medya buluşmasının nedeni de bu; 'Diyarbakır'ın imajında medyanın rolü.' Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti'nin düzenlediği panelde bölgenin olumsuz imajında medyanın yarattığı terörün PKK'dan sonra en şiddetli tırmanış gösteren eğilim olma yolunda hızla ilerlediği bir kez daha anlaşıldı. Bu konuda yapılması gereken çok şey var. Tabi ki bizlere de iş düşüyor. Ancak asıl görev bizlerden ziyade basın meslek örgütlerinin, RTÜK'ün... Dört defa ayrılan karı-kocayı beşinci kez birleştirdiği için Seda Sayan'ı arayıp kutlayan yöneticilerin, Güneydoğu'da yapılan etik dışı yayınların farkında olduklarını artık göstermeleri gerekiyor! Panele katılanların üzerinde hemfikir oldukları nokta bu. Şimdi gelelim yazmak için sabırsızlandığım diğer önemli toplantıya...

GERÇEK BİR BEYİN FIRTINASI

Şimdi okuyacağınız satırlarda toplantıyı düzenleyenlere ya da katılımcılara dair tek bir isim bulamayacaksınız. Organizasyona katılımın ön koşuluydu bu. Kürt Sorunu'nu konuşmak için kurulan masayı çevreleyenler arasında konunun tüm tarafları vardı diyebilirim sadece.. Organizasyonu başarılı kılan ve katılımcıların beyinlerinde yeni ufuklar açan her türlü düşünce de bu gizlilik sayesinde ortaya çıktı. Şimdi sizlere hem Kürt Sorunu hem de PKK terörü konusunda yeni bir dönemin başladığının sinyallerini veren toplantıda edindiğim bilgi ve izlenimlerden önemli satırbaşlarını aktarıyorum.

DAĞLICA ALTIN VURUŞTUR!

Toplantıda dile getirilen en önemli saptamalardan biri bu. PKK Dağlıca baskınıyla aslında AK Parti'yi vurmak istiyordu. Ancak ters etki yaptı. Baskın terör örgütü için altın vuruş oldu. AK Parti ile TSK Dağlıca baskını sayesinde birbirlerine daha çok yaklaştı. Ve bu yeni bir birliktelik doğurdu;

MUHAFAZAKÂR-TOTALİTER İTTİFAK

Bu ittifak terör örgütüne ağır darbeler vurabilir. Hatta örgütü bitirme noktasına getirebilir. Ancak hükümet-genelkurmay ittifakı Kürt Sorunu'na çözüm değil, engel gibi görünüyor. Buna devletin katı tutumu ve terör örgütünün kendisini güçlü gösterme çabaları da eklenince sorun, işin içinden çıkılamaz bir hal alıyor.

DEMOKRASİ YERİNE ŞİDDET

Terör örgütü son dönemde çok ağır kayıplar verdi. Bu yüzden demokrasi yerine şiddeti yükselterek devam kararı aldı. DTP içindeki demokrasi yanlıları bunun için tasfiye edildi. DTP farklı görüşlere izin vermeyen bir parti haline geldi.

YENİ BİR KÜRT PARTİSİ

Kürt Sorunu'na demokratik çözümden yana olan DTP'liler tasfiye edildikten sonra şimdi beklemedeler. Partinin kapatılma davası onlar için bundan sonraki süreci belirleyecek. Eğer DTP kapatılırsa Ahmet Türk'ün başını çektiği ve Osman Baydemir'in de içinde olduğu bir grup yeni bir partiyle siyasete devam edebilir! AK

PARTİ'YE BÜYÜK İŞ DÜŞÜYOR

2009'da yapılacak yerel seçimlere kadar hükümet beklenen demokratik açılımların en azından bir bölümü gerçekleşirse bölge halkının Ak Parti'ye desteği sürer. Bu, Diyarbakır'ı AK Parti için kale yapmasa da, Büyükşehir Belediyesi'nin anahtarını Tayyip Erdoğan'a sunabilir!
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !