Filiz Büyükanıt'ın faturalarının sırrı; kanser ilaçları

Dillere destan olan Dolmabahçe görüşmesi için Fikri Sağlar'ın ortaya attığı iddiayı duymuş olmalısınız! Meğer o görüşmede Başbakan, Genelkurmay Başkanı'nın önüne eşi Filiz Hanım'ın yaptığı abartılı harcamaların faturalarını koyuvermiş.

 

Aba altından sopa göstermiş yani Başbakan. Genelkurmay Başkanı'na ayağını denk al demiş. Önüne konulan dosya, elini ayağını bağlamış Büyükanıt'ın.

 

Yeni değil, aylar öncesinden bu hikaye çalınmıştı kulağıma. Aslında bir ses değil, maildi iddiayı ortaya koyan. Silahlı kuvvetlerle ilgili çok enteresan bilgiler veriyordu.

Öyle dosyalar geliyordu ki bu adresten, içindeki bilgilerin doğru olabileceğini düşünmek bile insanın başını döndürmeye yetiyordu. Örneğin...

 

Genelkurmay başkanlığı ve kuvvet komutanlığı yapmış isimlerden oluşan komuta kademesinin erkek çocuk ve yeğenlerine ilişkin bilgilerin yer aldığı dosya... Kimlik bilgileri, doğum yerleri, yılları ve askerlik yaptıkları yerler. Maili ilginç kılan, isimleri yazılı kişilerin askerlik yaptıkları yerlerdi.

Çünkü listedeki komutan yakınlarının hiçbiri Ankara, İstanbul, İzmir gibi büyük şehirlerin dışında askerlik yapmamıştı. İç Anadolu'yu geçip daha doğuya giden tek bir paşa yakını yoktu. Bilgiler doğru olabilirdi. Ancak ispatı imkansız görünüyordu.

 

Kimlik ve askerlik bilgisi verilenlerin 'tesadüf eseri bulundukları birliklere dağıtıldıkları' tezini çürütecek başka bir bilgi ve belgeye sahip olmak mümkün değildi.

 

Aradan yalnızca birkaç hafta geçmişti. Bu kez silahlı kuvvetlerde görevli yirmiye yakın subay-astsubay ve onların birinci derece akrabalarının 'bir örgütle' ilişkilerini nüfus kayıtları ve belgelerle aktaran bir başka posta geldi.

 

Nüfus bilgileri, askeri personelin özgeçmişi, görev yaptıkları yerler ve bu yerlerde kurdukları enteresan ilişkiler ağı ve örgüt elemanı olan akrabaları...

 

Anlaşılan, AKP için açılan kapatma davasını fırsat bilen birileri ülkede tansiyonu iyice yükseltmek için kamuoyuna giden damarlara yüksek dozda tehlikeli bilgiler enjekte etmeye başlamıştı.

İşte, Filiz Büyükanıt ile ilintilendirilen Dolmabahçe görüşmesine ilişkin posta tam da bu dönemde geldi. Bir süre sonra benzer bilgilerin başka gazetecilere de ulaştırıldığını öğrendim. Ancak hiç kimse kaynağı ve doğruluğu belirsiz bu bilgileri kullanma gayreti içine girmedi.

 

Bir kişi hariç; Fikri Sağlar. Acaba ne olmuştu da yılların deneyimli politikacısı böyle bir dezenformasyona alet olmuştu? Yoksa kendisine bilgi veren kaynağa çok mu güvenmişti? Muhtemelen...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !