Devleti 'Kürtçe' zarara uğratmışlar

 
Şaka gibi vallahi... Keşke şaka olsa! Değil maalesef! Yazının başlığında okuduğunuz ifade... 'Nasıl oluyor da devlet, Kürtçe ile zarara uğratılıyor?' Cevabı henüz belli değil! Çünkü soruşturma sürüyor. Biliyorum, kafanız allak bullak oldu. Peki, en başından anlatıyorum.
 
Diyarbakır'ın Kayapınar ve Bağlar Belediyeleri kentin belirli noktalarında bulunan panolara, yeni yılı ve kurban bayramını kutlayan afişler asıyor. Türkçe afişlerde sorun yok. Ama ne yapılıyor? Afişler Kürtçe de yazılıyor. Böyle olunca da... Devlet zarara uğruyor. Nasıl mı? Kürtçe olarak. Yani Kürtçe kullanımından dolayı... Yine anlamadınız değil mi? Bakın şimdi...
İki belediye Kürtçe afişler asıyor... Emniyet bunları görüyor... Tutanak tutuyor... Savcılığa intikal ettiriyor... Savcılık soruşturma için bakanlığa... İçişleri Bakanlığı kendi müfettişlerine... Müfettişler dönüp belediyelere... Başlıyor inceleme... Kürtçe afişlerle devlet zarara uğratıldı mı, bu şekilde belediyeler görevlerini kötüye kullanmış oldular mı? Müfettişler hâlâ araştırıyor. Tam da aynı zamana denk düşen günlerde TRT yöneticileri de farklı bir araştırma için aynı bölgede... İlginç tesadüfe bakın şimdi!

Devletin resmi televizyonu TRT, doğu, güneydoğu ve hatta Kuzey Irak'ı kapsayan bir alanda yeni yayın hazırlığında... Söz konusu yayın farklı bir konseptte; tümüyle Kürtçe yapılacak! Anladınız mı şimdi?.. 'Bu ülkeye komünizm gelecekse onu da devlet getirir' zihniyeti halen iş başında! Kürtçe yazılacaksa devlet yazar, okunacaksa da devlet okur netekim! Yoksa devlet zarara uğrar maazallah!

** Başörtüsü ve Aleviler için enteresan bir zamanlama!**

Bu ülkede belli başlı iki konuda inanç özgürlüğü yok sayılıyor. Birisi başörtüsü diğeri Alevi vatandaşların sorunları... Şimdi bir bakalım... AK Parti ikinci iktidar döneminde... Bugüne kadar iki meselenin de çözümüne yönelik ciddi adımlar atmadı. Ta ki birkaç hafta öncesine kadar... Önce bir iftarla Alevi sorununa çözüm arayışları başladı, ardından yalnızca birkaç gün sonra başbakanın başörtüsü çıkışı geldi. Zamanlama ilginç! İktidarda 6 koca yıl geçirdikten sonra...

Bugüne kadar telaffuz edilmeyen... Adı ağza alınmaktan imtina edilen... Kimilerine göre yok sayılan... Alevi ve başörtüsü sorunu tam da aynı hafta içinde iktidar tarafından çözüm çabalarıyla gündeme getirildi. Buna ne diyeceğiz şimdi; tesadüf mü? İki sorunun art arda aynı zaman diliminde gündeme getirilmesi ve çözüm için aynı günlerde formüller geliştirilmesi ortak bir projenin ürünü olabilir! Bu proje ne mi? Bekleyip hep birlikte göreceğiz!
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !