Aydın Doğan’ın mektupları ile Ergenekon ve kapatma davası

İlk olarak Taha Kıvanç yazdı. Aydın Doğan, Başbakan Tayyip Erdoğan'a bir mektup göndererek 'Ayağını denk al, yoksa başına iş gelir' kabilinden bir şeyler söylemiş.

 

Ardından Taraf'tan Yasemin Çongar... Aydın Doğan'ın başbakana, kapatma davası öncesinde bir değil iki mektup gönderdiğini ve yine 'Ayağını denk al' uyarısı yaptığını Taraf Gazetesi'nden Çongar duyurdu. Her iki yazıdan da enteresan sonuçlar çıkıyor. Birincisi, Aydın Doğan AKP hakkında açılacak kapatma davasının ayrıntılarından haftalar öncesinden haberdar olmuş. İkincisi, başbakan, Aydın Doğan tarafından 'Ayağını denk al' şeklinde bir tehdide maruz kalmış.

Ne Aydın Doğan yalanlıyor bu durumu ne de Başbakan... Bilakis, 17 Şubat tarihinde ATV'de yayımlanan bir programın reklam arasında başbakan stüdyoda bulunan dört gazeteciye bizzat kendisi anlatıyor mektup olayını. Ama hepsi bu kadar. Mektupta başka neler yazıyor; işte bu, tam bir sır. İçeriğe dair en ufak başka bir bilgi yok. AKP'nin kapatılma davasının daha önceden bazı çevrelerce bilindiğini ispatlayan, kendisinin tehdit edildiğini gösteren bu mektubun tümünü medya ile paylaşmamaktan uzak duruyor başbakan. Acaba niçin?

Aydın Doğan'ın mektubu yalnızca iki satırdan ibaret değilse eğer 'Yazdığı diğer hususların bilinmesinde acaba ne gibi bir sakınca var' sorusu tam da bu noktada haksız kaçmıyor herhalde! "Aydın Doğan'ın başbakana 'Ayağını denk al' diyebilecek cesareti nereden bulduğu" sorusunun yanıtı da, kuvvetle muhtemel ki yine aynı mektubun içinde gizli. Söz mektuptan açılmışken...

Okuyanlar hatırlayacaktır. İP Genel Başkanı Doğu Perinçek tutuklu bulunduğu Tekirdağ F tipi cezaevinden Hürriyet yazarı Ahmet Hakan'a bir mektup gönderdi. Hakan da bu mektubu köşesine taşıdı. Aynı mektup, Aydınlık Dergisi'nin bir önceki sayısında da yayınlandı. Bu sayede gördük ki, aslında Perinçek daha uzun bir mektup kaleme almış. Ancak Ahmet Hakan mektubun sadece bir bölümünü köşesine taşımakla yetinmiş. Perinçek'in mektubunda Ahmet Hakan'ın köşesinde göremediğimiz bir cümle var. Aslında mektubun en can alıcı noktası bu.

Mektuptan aynen aktarıyorum; "Sizin gazetenizin sahibi Sayın Aydın Doğan'la ilgili sorularla da karşılaştık." Belli ki Doğu Perinçek, bu satırlar aracılığıyla Ergenekon soruşturmasında Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı'nın isminin geçtiğini özellikle belirterek, Aydın Doğan'ın durumdan haberdar olmasını istiyor. Benzer bir ifade önceki gün İlhan Selçuk'tan da geldi. Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı, Ergenekon soruşturması kapsamında kendisine Aydın Doğan ile ilgili soruların yöneltildiğini Milliyet'e verdiği röportajın satır aralarında açıkladı. Ahmet Hakan ise patronuyla ilgili bölümün okuyucuyu ilgilendirmeyeceğini düşünerek köşesine taşımamış olmalı! Doğrusu başka bir sebep gelmiyor aklıma. Ama görüyorsunuz...

Bir mektubun küçük bir bölümü eksik olunca, kalemin, beyaz kağıtla buluşma amaçlarından biri gözlerden kaçırılabiliyor. Tıpkı, Aydın Doğan'ın başbakana yazdığı mektubun geri kalanında olduğu gibi!

VELİ KÜÇÜK'TEN HABER VAR

Geçen hafta kaleme aldığım Veli Küçük ile ilgili yazıma kendisinden bir itiraz geldi. İsmet Koç'un avukatı olmadığının, savunmasının Ilıca Hukuk Bürosu avukatları tarafından yapıldığının bilinmesini istemiş. İsmet Koç, Veli Küçük'ün gözaltına alındığı gün kameraların karşısına geçerek emekli generalin avukatı olarak açıklamalar yapmıştı. Meğer bu açıklamalar Veli Küçük'ün bilgisi ve vekaleti olmadan yapılmış. Bilginize...

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !